Gizli Kamera Modelleri | Casus Kamera Sistemleri | Ses Kayıt Cihazları | Dinleme Cihazı

Başlangıç » 1 ay kayıt yapan gizli kamera » gizli kamera modelleri ve insan tarihi

gizli kamera modelleri ve insan tarihi

Metin Pencere Öğesi

wifi gizli kamera : wifi gizli kamera, usb gizli kamera : usb gizli kamera, gizli kamera modelleri : gizli kamera modelleri, gizli kamera : gizli kamera, gizli kamera modelleri : gizli kamera modelleri, gizli kamera çeşitleri : gizli kamera çeşitleri, powerbank gizli kamera : powerbank gizli kamera, dijital ses kayıt cihazı : dijital ses kayıt cihazı, düğme gizli kamera : düğme gizli kamera, duvar saati gizli kamera : duvar saati gizli kamera, erkek kol saati gizli kamera . erkek kol saati gizli kamera, gözlük gizli kamera : gözlük gizli kamera, gülen surat gizli kamera : gülen surat gizli kamera, kalem gizli kamera : kalem gizli kamera, kravat gizli kamera : kravat gizli kamera, masa saati gizli kamera : masa saati gizli kamera, mouse ortam dinleme cihazı : mouse ortam dinleme cihazı, 8 mp gizli kamera . 8 mp gizli kamera, adaptör gizli kamera :adaptör gizli kamera, ampul şeklinde gizli kamera . ampul şeklinde gizli kamera, ayna arkası gizli kamera : ayna arkası gizli kamera, bebek bakıcı gizli kamera : bebek bakıcı gizli kamera, ses kayıt cihazı : ses kayıt cihazı, böcek ve gizli kamera bulucu : böcek ve gizli kamera bulucu, bluetooth gizli kamera : bluetooth gizli kamera, bebek bakıcı gizli kamera . bebek bakıcı gizli kamera, bayan kol saati gizli kamera : bayan kol saati gizli kamera, ayna arkası gizli kamera : ayna arkası gizli kamera, araba anahtarlık gizli kamera : araba anahtarlık gizli kamera, anahtarlik gizli kamera : anahtarlik gizli kamera, ampul şeklinde gizli kamera : ampul şeklinde gizli kamera, ampul gizli kamera fiyatları . ampul gizli kamera fiyatları, adaptör görünümlü gizli kamera : adaptör görünümlü gizli kamera, adaptör gizli kamera : adaptör gizli kamera, adaptör dinleme cihazı : adaptör dinleme cihazı, 8 mp gizli kamera : 8 mp gizli kamera, 5 saat kayıt yapan gizli kamera, 5 saat kayıt yapan gizli kamera, 3g gizli kamera : 3g gizli kamera, 2.el gizli kamera : 2.el gizli kamera, 1080p gizli kamera : 1080p gizli kamera, 1 gün kayıt yapabilen gizli kamera : 1 gün kayıt yapabilen gizli kamera, 1 ay kayıt yapan gizli kamera : 1 ay kayıt yapan gizli kamera, mouse ortam dinleme cihazı . mouse ortam dinleme cihazı, masa saati gizli kamera : masa saati gizli kamera, kalem ses kayıt cihazı : kalem ses kayıt cihazı, kalem gizli kamera : kalem gizli kamera, hd kol saati gizli kamera . hd kol saati gizli kamera, hareket sensörlü gizli kamera . hareket sensörlü gizli kamera, gülen surat gizli kamera . gülen surat gizli kamera, gözlük gizli kamera : gözlük gizli kamera, gizli gözlük kamera 720p gerçek hd : gizli gözlük kamera 720p gerçek hd, gece görüşlü gizli kamera : gece görüşlü gizli kamera, gece görüşlü casus kamera : gece görüşlü casus kamera, erkek kol saati gizli kamera : erkek kol saati gizli kamera, düğme gizli kamera : düğme gizli kamera, duvar saati gizli kamera . duvar saati gizli kamera, duvar arkası dinleme cihazı : duvar arkası dinleme cihazı, duman dedektör gizli kamera : duman dedektör gizli kamera, dijital ses kayıt cihazı : dijital ses kayıt cihazı, dijital gizli kamera kol saati . dijital gizli kamera kol saati, dijital ayna saat gizli kamera : dijital ayna saat gizli kamera, wifi li gizli kamera : wifi li gizli kamera, wifi gizli kamera : wifi gizli kamera, usb gizli kamera : usb gizli kamera, ses kayit cihaz fiyatlari : ses kayit cihaz fiyatlari, powerbank gizli kamera : powerbank gizli kamera, okuma gözlüğü gizli kamera . okuma gözlüğü gizli kamera

gizli kamera modelleri ve insan tarihi

gizli kamera modelleri ve insan tarihi Ama neden? Parti daha yen yeni canlanmaya başlan «Larry, Columbia sana kaç para verdi?»gizli kamera modelleri ve insan tarihi Ama neden? Parti daha yen yeni canlanmaya başlan «Larry, Columbia sana kaç para verdi?»Larry sinsi bir sesle, «Neden soruyorsun?» dedi. «Senden borç isteyeceğimi mi sanıyorsun, Larry? Kafam ı< Larry düşündü, şaşkın şaşkın, «Wayne Stukey’nln kanımıiçin bir neden yok,» dedi kendi kendine. «Evet, henüz başarıyadi. Albümü doldurmama yardım öden müzisyenlerin çoğubaşarılı olmak için çabalıyor. Ama Wayne zengin bir ailenin oğlu ( .¡siyle de arası iyi. Babası ülkedeki en büyük elektronik oyunlar şift*ıHnden birinin sahibi. Bel Air’deki evleri saraydan farksız.» Larry^Şansının birdenbire dönmesinin Wayne için pek de önemli olmadı Çınladı. Sert bir sesle, «Hayır,» diye cevap Verdi. «Benden borç isteye® çpi sanmıyorum. Bağışla… Ama Las Vegas’ın batısındaki her hama» (ı böceği avcısı…» ki «Kaç para aldın?»f Larry düşündü. «Hepsi hepsi yedi bin dolar.Wayne başını salladı. «Cimri köpekler!.. Bu partinin sana kaça n olduğunun farkında mısın?» ji Larry, «Tabii farkındayım,» dedi«O evi en aşağı bin dolara kiraladın sanırım.»«Evet, öyle.» Larry aslında ev için bin iki yüz dolar vermişti-^Itı yüz dolar ödemesi gerekiyordu, t Wayne sordu. «Ya uyuşturucu için kaç para verdin?»«Aman, sen de! Bir şeyler yapmak gerekiyordu…»«Evde hem esrar var, hem kokain. Söyle, kaç para«Oğlum, Dewey’I hatırlamıyor musun?» Wayne birdenbire Larry nln taklidini yapmaya başladı. Hem de başarıyla. «Hesabıma geçiriver Dewey. Kaseleri boş bırakma.»Larry piyaniste dehşetle baktı. Dewey denilen sıska adamı hatırlı yordu ama ona kaseleri dolu tutmasını tembih ettiğinin farkında bil^ değildi. «Wayne, o adama ne kadar borcum var?»«Bilmiyorum… Esrar borcun önemli değil. Çünkü esrar ucuz. gizli kamera Bir İki yüz dolar Kokain borcunsa sekiz bin.»Larry bir an kusacağını sandı, irileşmiş gözlerle sessizce Wayne’ bakıyordu. Konuşmak İstedi ama sesi çıkmadı. Dudaklarını kıpırdatt «Borcum dokuz bin iki yüz dolar mı?»Wayne, «Enflasyon var, oğlum,» dedi. «Gerisini de duymak iste misin?»Larry istemiyordu ama yine de, «Evet,» der gibi başını salladı.«Yukarki katta renkli bir televizyon vardı. Biri ekrana bir iskemle fır tattı. Tamir için üç yüz dolar ister sanırım. Alt kattaki tahta kaplamalaı] iyice oyuldu. Dört yüz de ona. Kumsala bakan pencerenin kristal camı dün kırıldı. Üç yüz de cama. Oturma odasındaki tüylü halı mahvoldu Sigara yanıkları, bira ve viski lekeleri. Dört yüz. İçki satan dükkâna tele fon ettim. Onlar da hesap yüzünden Dewey kadar sevinçliler. Alt» yü dölar.»Larry, «İçki için altı yüz dolar mı?» diye fısıldadı. Dehşet içindeydi.«Konuklarının çoğu bira ve şarap içtiği için sevinmelisin. Süpermar çete de dört yüz dolar borcun var. Pizza, çips gibi şeyler için. Ama en cötüsü gürültü. Pek yakında polisler kapıya dayanacaklar. Aynasızlar luzuru bozduğun için. Evde eroin kullanan dört, beş serseri de var ‘etmiş beş yüz gram kadar da Meksika eroini.»Larry boğuk bir şeşle, «O da benim hesabıma mı geçirildi?» diy ordu. *«Hayır. Dewey eroine el sürmüyor. Bu Mafya’ run işi. Dewey beton /akkabılar fikrinden hiç hoşlanmıyor. Ama polisler gelirse eroinin hesa nın da senden sorulacağından emin olabilirsin. .ıH Ama kadın onu şaşılacak bir biçimde yakalamıştı. Bayan Un<w • “şad, Larry on yaşındayken de onu kapalı yatak odasının kapısınak r İrmağıyla vurarak uyandırdı. Şimdi on dört yıl sonra yine aym^ ;3/İpmıştı.ı b Larry annesinin karşısında durdu. Saçlan karışmıştı. Aptal apis i gülümsüyordu. «Merhaba, anne.»11? Alice Underwood sesini çıkarmadan oğluna baktı. kamera modelleri Korku Larryıt ¡ş’calbine, eski yuvasına dönen kötü bir kuş gibi tünedi. Genç adamama rainin kendisini reddetmesinden, ucuz paltosuyla sırtını dönmesinden (jnu bırakıp köşedeki metro istasyonuna gitmesinden korktu. Ama soıv L-ia kadın içini çekti. Ağır bir yükü sırtlamaya hazırlanan biri gibi. Konuş-■ ‘,’uğu zaman sesi öyle normal ve memnundu ki, Larry ilk izleniminLarry de üç basamağı tırmandı. Hâlâ ayaklan karıncalandığı iÇ’r yüzünü buruşturmuştu. «Anne?»Kadın döndü, Larry onu kucakladı. Alice Underwood’un yüzünde jlr an korku dolu bir ifade belirdi. Sanki kucaklanmayı değil de, bir hırsı-:ın saldırısına uğramayı bekliyordu. Sonra bu ifade kayboldu. Kadın da tğluna sarıldı. Bayan Underwood’un hep çekmeceye «elleştirdiği j çiçeğinin kokusu Larry’nin burnuna geldi. O jg|özlem duydu. Bu pek yoğun hem acı hem de tatlı bir şeydi. Larry bir an ağlayacağını sandı. Annesinin ağlayacağından ise çok emindi. Bu «Dokunaklı Bir An»dı. Ama sonra annesinin düşük omzu üzerinden,, çöp tenekesinden yarı çıkmış ölü kediyi gördü. Gerilediği zaman annesinin gözleri kuruydu.«Haydi gel. Sana kahvaltı hazırlayayım. Bütün gece yolda miydin?»«Evet.» Larry’nin sesi duygularının etkisiyle biraz boğuklaşmıştı.«Gel, haydi. Asansör bozuk. Ama neyse, ben ikinci kattayım. Zavallı Bayan Halsey için daha kötü. Onun artriti var. Hem beşinci katta oturuyor. Ayaklarını silmeyi unutma. İçeriyi kirletirsen Bay Freeman hemen bana çatar. Kirin, pasın kokusunu aldığına yemin edebilirim. Kir onur düşmanı.» Artık merdivenden çıkıyorlardı. «Gel… Üç yumurta yiyebilir misin? Ekmek de kızartırım.»Larry çevresine bakındı. Karanlık gölgeler de, yemek kokuları da eskisinin aynıydı.Alice Underwood oğluna üç yumurta, jambon, kızarmış ekmek vc nieyva suyu verdi. Kahve de yaptı. Larry kahvaltıdan sonra bir sigara yakarak iskemlesini geri itti. Kadın oğlunun sigarasına hoşnutsuzca baktı ama bir şey söylemedi. Larry bu yüzden eski güvenine biraz kavuşul gibi oldu. Ne var ki, annesi uygun zamanda konuşmak için beklemesin bilirdi. Bayan Underwood demir tavayı kurşuni bulaşık suyuna attı Larry, «Fazla değişmemiş,» diye düşündü. «Biraz yaşlanmış tabii. Şimd elli bir yaşında. Saçları da biraz daha ağarmış.» Ama kadının saçlarınır çoğu siyahtı yine. Arkasına sade bir gri elbise giymişti. Herhalde \< yaparken bu kılığa giriyordu.Alice telle tavanın dibini kazımaya başladı. «Demek geri döndün Neden?»Larry içinden, «Ah, anneciğim, bir arkadaşım bana hayatın gerçek erini anlattı,» diye geçirdi. Sonra yüksek sesle, «Galiba seni özledim di )ndan, anne,» dedi.Kadın burun kıvırdı. «Onun için bana öyle sık sık mektup yazdın leğil mi?»«Mektup yazmaktan pek hoşlanmıyorum.»« «İşte bu doğru. Tam üstüne bastın.»I Larry gülümsedi. «Mektup yazmaktan gerçekten hoşlan m, ?j u «Ama annene küstah davranmaktan hoşlanıyorsun. Bu°!Sİ |f «i değişmemiş.»r:> Larry, «özür dilerim,» dedi. «Sen nasılsın, anne?» ı!;j Alice tavayı kenara bırakarak kızarmış ellerindeki köpükleri Sji ««Fena sayılmam.» Masaya yaklaşıp bir İskemleye oturdu. «Bazen sırt^ ?çok ağrıyor. Ama haplarım var. İyiyim, diyebilirim. Tabii yaşlanıyor^! P Vücudum da bunu hissediyor.»& Larry eskisi gibi annesine takılarak ona iltifat etti. «Henüz gençj ^sayılırsın.» Eski günlerde bu sözler kadının çok hoşuna giderdi. Arha| \ ^şimdi pek hafifçe gülümsedi. Larry ekledi. «Hayatında yeni erkekler varj İjtmı?»lf; Alice, «Birkaç tane,» dedi. «Ya senin?»A* Larry şaka etti. «Hayır. Hayatımda yeni erkekler yok. Birkaçta! fyrar.» Annesinin bir kahkaha atacağını umuyordu.I; Kadın yine hafifçe gülümsedi. Larry, «Onu kaygılandırıyorum,» diye I ‘düşündü. «Mesele bu. Buraya neden geldiğimi bilmiyor. Herhalde üç I i I yıldan beri geri dönmemden umut kesmişti. Benim ortadan kaybolmam | I .daha işine geliyordu.»Alice, «Yine o eski Larry’sin,» dedi. «Hiçbir zaman ciddi olamıyor-1 ^sun. Nişanlandın mı? Sık gördüğün bir sevgilin var mı?»»1| «Biraz eğleniyorum, anne.»«Her zaman öyleydin zaten. Neyse, hiç olmazsa bana gelip namus-; lu bir Katolik kızının başını derde soktuğunu söylemedin Kabul etmek .gerek… Galiba çok dikkatli, çok terbiyeli ya da çok şanslısın.»I Larry annesini ifadesiz bir yüzle dinlemeye çalışıyordu. Bayan ^Underwood hayatında ilk kez seksten söz ediyordu ona. t Alice sözlerini sürdürdü. «Her neyse… Nasıl olsa her şeyi öör çeksin. Bekârların pek çok eğlendiklerini söylerler ama bu doğru dlr. İnsan yaşlanır, huysuzlaştıkça huysuzlaşır, iğrençleşir. Tıpı^j gFreeman gibi. Giriş katında oturur. Pencerenin önünden hiç ayrılmaz, I rüzgâr essin diye bekler.» ILarry hafifçe bir şeyler mırıldandı.«Şarkını radyoda duyuyorum. Herkese, ‘İşte bu benim oğlum, S diyorum. ‘Larry bul’ Çoğu bana inanmıyor.»«Şarkımı duydun mu?» Larry kendi kendine annesinin neden ilk işQ bundan söz etmediğini sordu.«Tabii. Genç kızların durmadan dinledikleri o rock and roll radyo istasyonu çalıyor. WABC.»«Parçayı beğendin mi?»«O müziği beğendiğim kadar.» Alice kesin bir tavırla oğluna baktı. «Şarkının bazı sözleri imalı. Açık saçık.»Larry sıkıntıyla, ayaklarını yine eskisi gibi yere sürdüğünü farketti, kendini zorlayarak bunu engelledi. «Şarkının… yalnızca ihtiraslı olması gerekiyor, anne. Hepsi bu kadar.» Bütün kanı gizli kamera modelleri yüzüne hücum etmişti. Annesinin mutfağında oturup ihtirastan söz edeceği hiç aklıma gelmemişti.Alice sert sert, «İhtirasın yeri yatak odasıdır,» diyerek Larry’nin ünlü plağının sanat yönü üzerinde tartışmayı engelledi. «Ayrıca sesin de bir tuhaf. Seni duyan zenci sanır.»Bu söz Larry’i eğlendirdi «Şimdi öyle mi konuşuyorum?»«Hayır. Şarkı söylerken.»Larry bir zenci gibi, «O siyah sese bayılıyorlar,» diyerek gülümsedi.Alice başını salladı. «Evet, tıpkı böyle. Gençliğimde Frank Sinatra’ nın cüretli olduğunu düşünürdük Şimdi gençlerin diskoları var. Onlar buna ‘disko’ diyorlar. Bense ‘avaz avaz bağırmak’ diyorum.»Larry, «Ben telif hakkı alıyorum,» diye açıkladı. «Satılan her plaktan belirli bir yüzde. Hesaba göre. ..»«Aman bırak bunu.» Alice elini salladı «Beri matematik derslerinde hiçbir zaman iyi not alamazdım. Sana paranı verdiler mi? Yoksa o ara Dayı borca mı aldın?Kız gözlerini yumdu. Çok rahatlamıştı. Babası durumu anlıyordu ^ r mucizeydi bu. Fran bir süre sonra, «Kürtaja ne dersin?» diye sordu. j ,«Dini©;..» Peter birdenbire sustu. Sonra kızının elini gizli kamera modelleri tutarak konuş-R aya başladı. «Baban bu kadar yaşlı bir adam olmamalıydı, .Frannie. ma bu bakımdan yapabileceğim bir şey de yok. Ben I94i*de evlen-ip f ¡^bilir. Daha doğrusu, öyle diyorlar.I ,L savaşa (,1!,notion hemen önco. Pearl Harbor olayıyla savaşa kat. t ânlardan biraz büyüktüm. Hatta bazıları beni, ‘Baba,’ diye de çağırıyor i ¡ardı; Savaştan sonra Sanford dakl o güzel İşime girdim. Ve… şey. I annenle bir yuva kurduk,» Alacakaranlıkta kızına düşünceli bir tavırla f baktı. «Carla o günlerde çok farklıydı. Ağabeyin Freddy öldükten sonra | değişmeye başladı. O zamana kadar gençti. Freddy öldükten sonra ; katılaştı. Gelişmesi durdu. Kendi görüş açısının üzerine üç tabaka cila ? sürdü. Onu betonla destekledi. Ve, ‘En İyisini, en doğrusunu ben bili-V rlm/ dedi. Şimdi fikirlerle dolu bir müzenin bekçisi gibi davranıyor. Ama her zaman böyle değildi…»«Ya nasıldı, baba?»«Şey…» Peter dalgın dalgın bahçenin dibine doğru baktı. «Sana çok benzerdi, Fran. Kıkır kıkır gülerdi. Onunla Boston’a, Red Sox takımının maçlarını seyretmeye giderdik. Carla oyun arasında benimle bira İçerdi.»«Annem… bira mı içerdi?»«Evet, içerdi ya! Sonra tuvalete gider, dışarı çıkarken de, ‘Senin i yüzünden oyunun en güzel yerini kaçırdım,’ diye söylenirdi.»Frahnie annesini elinde bira bardağıyla, genç kız gibi babasına gülerken hayal etmeye çalıştı, ama başaramadı.«Uzun bir süre çocuğumuz olmasını bekledik. 1952 de ağabeyin Fred dünyaya geldi. Annen ona tapıyordu adeta, Fran. Sonra 1955’de bir çocuk düşürdü. Ondan sonra artık başka çocuğumuz olmayacağını düşünmeye başladık. Ama 1959’da sen doğdun. Bir ay erken dünyaya geldin. Bu kez de ben sana tapmaya başladım. İkimizin de birer bebeği ‘ardı artık. Ama annen bebeğini kaybetti.» Peter sustu. Yüzünde sıkıntı-‘»düşünceli bir ifade belirmişti,Fred Goldsmith 1965’de ölmüştü. On üç yaşındayken, Fran o sıra-a altı yaşındaydı. Fred’e sarhoş araba süren biri çarpmıştı. Fred kaza-an sonra yedi gün yaşamıştı.Peter Goldsmith, «Kürtaj o iş için fazla temiz bir ad,» dedi. «Saıia işli bir adam olduğumu söyledim- farklı oldu. Kürtaj sorununa her zaman Fred açısından baktım yİ ‘i’Buna başka gözle bakacak durumda değilim. Annense o malûm n^l i ler yüzünden itiraz edecek. ‘Ahlak, ’ diyecek. İki bin yıl öncesine ipJi ‘■ bir ahlak kuralı bu. Yaşama hakkı. Bütün Batı ahlakı bu kuralın fo^l kurulmuştur! Ben bütün filozofları okudum. Annen hafif şeyler okunul ^’meraklı. Ama sonunda ben duygulardan söz ederek tartışacağı ; annense ahlak kurallarından dem vurarak. Kürtajdan söz edikM ¿zaman gözlerimin önünde Fred beliriyor. O yatakta yedi gün yaM ¿’oğlum! Parçalanmış her şeyini sargılarla yapıştırmaya çalışmışlar^| ‘Hayat ucuz. Kürtaj bunu daha da ucuzlatıyor… Bunların sana bir yardı] ıi mı dokunmayacak, değil mi?»L Fran usulca, «Çocuğu aldırmak istemiyorum.» diye açıkladı. «Ken-j i dimce bazı casus gizli kamera nedenler yüzünden,»[j «Nedir bunlar?» -Fran başını hafifçe dikleştirdi. «Nedenlerden biri benim.», «Çocuğu başkalarına mı vereceksin, Frannie?»«Bilmiyorum.»«Bunu istiyor musun?»«Hayır. Çocuğumu kendim büyütmek istiyorum.»Peter sesini çıkarmadı. Fran babasının bu sözleri hoşnutsuzlukla karşıladığını düşündü. Sonra da, «Okulu düşünüyorsun^ değil mi?» diye sordu.Peter ayağa kalkarak, «Hayır,» dedi. «Ben yalnızca yeteri kadar onuştuğumuzu düşünüyorum. Henüz karar vermek zorunda olmadığı-ı da.»Fran, «Annem dönmüş,» diye mırıldandı.Peter kızının bakışlannı izledi. Bir araba bahçeye giriyordu. carja tları görünce kornaya bastı, sonra da neşeyle el salle^t.I Kapı kapandıktan sonra ayağa kalkarak huzursuzca pencere^ ■ Pencerede çift cam ve bunun dışında da demir parmaklık v * Iva kararmıştı artık. Hiçbir şey gözükmüyordu. Dönüp yine koit^ Irdu. Arkasında kareli bir gömlek, ayaklarında da rengi solmuş ^ cinle kahverengi botları vardı. Stu elini yüzüne sürerek hoşnutsuz^ atını buruşturdu. Traş olmasına izin vermiyorlardı. Oysa sakallan [ çabuk uzuyordu. .. /ITestlere bir itirazı yoktu. Onun sinirlendiği, kendisine bilgi verilmesi ve korkularınıngiderilmemesiydl. Hasta değildi. Hiç olmazsa şim-r. Ama çok korkuyordu Burada bir işler dönüyordu. Biri ona Arnet-e neler olduğunu açıklayıncaya kadar bu işe kanşmayacaktı. Tabi rtpion’ın bütün bunlarla ne ilişkisi olduğunu öğrenmek de istiyordu olmazsa o zaman korkularının bir temeli olduğuna inanabilecek«. Aslında Stu’nun bu soruları daha önce sormasını beklemişlerdi ç adam bunu onların bakışlarından anlıyordu. Hastanelerde baz iri insandan gizlemeyi başarıyorlardı. Stu’nun karısı dört yıl önci erden ölmüştü. Genç kadın o sırada yirmi yedi yaşındaydı. Kahse ılnde başlamış, sonra da bir yangın gibi bütün vücudunu çabucal işti. Stu uzmanların karısının sorularına cevap verme feonusund« davrandıklarını görmüştü. Ya konuyu değiştirmişlerdi, ya da geni >a teknik terimlerle dolu bilgiler vermişlerdi, işte bu yüzden Stu dt lakilere soru sormamıştı. Bu tutumunun onları kaygılandırdığına ıdaydı. Ama artık soru sorma zamanı gelmişti. Ve cevap da alacak)layın bazı eksik yanlarını kendi kendine tamamlayabiliyordu, ılon, karısı ve çocuğu çok kötü bir illete yakalanmrşiardı. Yaz nez-ı da grip gibi başlıyordu. Ama sonra durum gitgide kötüleşiy0rdu ı sonunda insan Arnette’den adeta bir kervan halinde Braintree’ye doğru yola mışlardı. Stu, Vic Palfrey, Hap, Bruett’ler, Hank Carmiachel ve k aynı taşıttaydı. Yanlarında iki de subay vardı. Onları bir ordu kamyo ne doldurmuşlardı. Ula Bruett’in sinir krizleri geçirmesine rağmen, bilgi de vermemişlerdi onlara.Diğer kamyonetler de tıklım tıklım doluydu. Stu taşıtlardaki hepsini görememişti. Ama Hodges ailesinin beş üyesini, gönüllü an lans sürücüsü Carlos’un kardeşi Chris Ortega’yı farketmişti. Chris « Derili Kafası»nda barmenlik yapıyordu. Stu evinin yakınındaki kari pahında yaşayan yaşlıca çifti de görmüştü, Parker Nason la karışır casus gizli kamera gece benzin istasyonunda bulunan herkesi topladıklarını tahmin edi du. Campion ın pompalara çarpmasından beri bü kişilerin konuştu kimseleri de.Kasaba sınırında zeytin yeşili iki kamyon yolu kapatmıştı, tonette’e giden diğer yolların da kapatılmış olduğunu anladı. Birtc idamlar dikenli tel geriyorlardı. Kasabanın çevresine dikenli tel çe en sonra herhalde belirli yerlere nöbetçiler de dikeceklerdi Demek, durum ciddiydi. Çok çok ciddi.Stu şimdi hastanedeki karyolanın yanında, koltukta sabırla ot or, hemşirenin birini getirmesini bekliyordu. Tabii bu «biri» c tu’yuoyalamaya çalışacaktı. Belki de bilmek istediği şeyleri açıkl slkısi olan kişi ancak sabaha gelecekti. Ama Stu Redman sabırl sandı. -Vakit geçirmek için kendisiyle birlikte havaalanına gelenlerin d unu kafasından geçirmeye başladı. Norm’un hasta olduğu çok b Ateşi vardı. Öksürüyor, balgam çıkarıyordu. Geri kalanlarsa şc n,ş gibiydiler. Luke Bruett aksırıyordu. Ula Bruett’le Vic Palfrey”ı Aksınyor, tükürmek /orunda kalıyordu, Tret a y L || o^NVo, bulaşıkçıya, İki kamyon şoförüm, ^ * $rvls yapan tatlı garson kim verdi Garson kim fc p ırakruıştı. Kıvıl kıvıl ölüm vardı o doların üzerinde^kmekç *bahsfeHarry i roni dışarı çıkâftefi park yerine bir a\lo\’ New York’lu, Polis Komiseri Edward N. Norrls’ti Beş ijı doğru dürüst tatile çıkmış, ailesiyle pek güzel günler r ^|imdl New York’s dönüyorlardı. Bütün aile Temmuzun ikisinde *^11 klti.tacaktı.^¡. Norrls’ler de Babe’fn kafeteryasında öğle yemeği yedler. Satjl i,: terry Trent’İn tarifine uyarak 21 numaralı karayoluna çıktılar. O gece*! f^lklohama’da, Eustace’da bir motelde geçirdiler. Edward ve karel rlsh hastalığı motel kâtibine bulaştırdılar. Çocuklan Marsha, Stanleywl lector da avluda oynadıkları diğer küçüklere. Bu çocuklar aHetenyte jVatı Teksas, Alabama, Arkansas ve Tennessee’ye gideceklerdi.L Trish sabaha karşı Edward’ı uyandırarak bebekleri Hectör’un hasla !fduğunu haber verdi. Çocuğun ateşi vardı Tuhaf tuhaf öksürüyordu ydward Norris İnledi. «Çocuğa iki aspirin ver,» dedi. Hector dört, beş Îİûn bekleseydi evde hastalanacaktı. Edward da bu kusursuz tatflin ant •i ıyla yaşayacaktı. Adam zavallı çocuğun yan odada ulurmuş gibi öksür-i lüğünü duyuyordu.casus gizli kamera


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: